Ekosistem sakatlama sektörü

Ekosistem sakatlama sektörü18 Kasım 2018 tarihinde yazdığım uzunca bir tweet zincirinde ekosistem sakatlama sektörünün ne olduğunu ve bu sektörün nasıl para kazandığını anlatmaya çalıştım.
***
Ekosistem sakatlama sektörünün en başarılı(!) olduğu alanlardan biri: Sağlık sektörü…

Kazanç kapısı: Bolca ilaç ve tedavi satabilmek için, sağlıklı beslenme ve sağlıklı çevre gibi her türlü önleyici sağlık politikasını baltalamak…

EkosistemSakatlama_SeglikSektoru

Bir paralelliğe dikkatinizi çekerim:

Sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam tarzı ve sağlıklı çevre ile birçok sorunu temelden çözmek yerine ilaca ve tedaviye bağımlı hale gelmek…

Önleyici halk sağlığına önem veren bütüncül sağlık politikası yerine şirketokrasinin işine gelen endüstriyel sağlık…

Toprağı koruyup iyileştiren sağlıklı ve sürdürülebilir tarımsal üretim yapmak yerine, kimyasal ilaca ve gübreye bağımlı hale gelmek… Çok-kültürlü ekolojik tarım yerine şirketokrasinin işine gelen, monokültürlere dayalı konvansiyonel ve endüstriyel tarım…

Neye inanmanız, neye önem vermeniz gerektiği konusunda kararsızsanız bugünkü pespaye siyasete veya anaakım medyaya bakarak şirketokrasinin esaretinden hiç kurtulamazsınız. Çünkü bugün ikisini de (siyaset ve medya) para, dolayısıyla şirketokrasi kontrol ediyor. Okumaya devam et

Reklamlar
Ekonomi içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | 2 Yorum

Ekolojik tarım nedir?

21. yüzyılda tarım nasıl yapılmalıdır konusuna geçmeden önce, size tarımın nasıl yapılmaması gerektiğini gösteren bir resim göstereyim:
IndustrialAgriculture

Monokültürlere dayalı, bol araç-gereçli ve kimyasallı, suni ve mekanik bir fabrika gibi… Tam da küresel kimya ve tarım tekellerinin istediği şekilde…

Bol miktarda su, malzeme ve enerji harcayan, üstüne de bir sürü tekdüze ve bezdirici malzeme angaryasıyla dolu sürdürülemez bir düzen…

Bazıları, kurgu-bilim filimlerindeki gibi göz boyamacı teknolojik ıvır-zıvır ve robotsu insanlarla dolu bu tür görüntüleri teknolojik ilerleme zanneder.

“Tarım nasıl yapılmalı”nın resmi böyle bir şey:
NaturalAgriculture

Ne kadar uğraşırsanız uğraşın, doğanın son derece zengin bir biyoçeşitliliğe dayalı dinamik, yani sürekli değişen ve evrimleşen biyokimyasal dönüşüm süreçlerinin yerini insan yapımı mekanik araç-gereçle veya kimyasal maddelerle dolduramazsınız (bkz. akvaryum filtreleri hakkındaki yazım).

Doğanın zaten var olan dönüşüm ve üretim süreçlerinin yerini insan yapımı şeylerle doldurmaya uğraşmak da saçma; zeytin ağacı varken zeytin üreten bir fabrika kurmaya uğraşmak gibi bir şey…

Akvaryum, bahçe veya çiftlik farketmez; neticede bitkisi, hayvanı, mantarı ve bakterisiyle binlerce canlı türünü barındıran bir ekosistem ne kadar kendi içinde bütün, ne kadar eksiksiz gediksiz olursa, o kadar az insan müdahalesine, su enerji malzeme ve madde takviyesine ihtiyaç duyar. Örneğin doğal bir orman veya savan ekosistemi gibi…
Okumaya devam et

Ekonomi içinde yayınlandı | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Neoklasik teyze ve betoncu dünya görüşü

Eskiden Moda sahili böyle bir yerdi.

Eskiden Moda sahili böyle bir yerdi. (kaynak)

Bundan yıllar önce, henüz ailecek İstanbul’da Kızıltoprak’ta otururken, bir komşu teyzenin anneme söylediği şu sözlere kulak misafiri olmuştum:

Ah Birgencim, zamane gençleri gerçekten çok şanslı; altlarında araba, ellerinde bilgisayarlar, cep telefonları, CD çalarlar… Bizim zamanımızda böyle miydi? Arabaya binmek bizim için bir lükstü. Evde bir külüstür kasetçalar vardı, onu da babamızdan izin almadan çalamaz, ancak radyo dinlerdik.

Komşu teyze, parayla satın alabilinecek bir takım araç-gereçlere bakarak zamane gençliğinin kendi dönemindeki eski gençlikten daha şanslı olduğuna karar vermiş. Peki ama, hayatımıza anlam ve güzellik katan imkanlar sadece bu tür ileri teknolojik(!) araç-gereçlerle mi sınırlı?

Eskiden, çok da eskiden değil bundan 30-40 yıl kadar önce, İstanbul hem kültürel hem de doğal güzelliklerle dolu, dünyanın tartışmasız en güzel şehirlerinden biriydi. 1970’li yıllarda ben ilkokula giderken nüfusu henüz 3 milyonu geçmemiş, bugünkü gibi nüfusu neredeyse 20 milyona dayanmış kirli ve kalabalık bir beton, asfalt ve trafik cehennemine dönüşmemişti. Okumaya devam et

Ekonomi içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Bir devleti şirket gibi yönetmenin ne sakıncası var?

Adam Smith (1723-1790)

Adam Smith (1723-1790)

Bazıları şu soruyu sorabilir:

Devleti şirket gibi yönetmenin ne sakıncası var?

Tamam, her şeyin ticarileşmesi; sürekli para, kâr, kazanç peşinde koşmak pek hoş olmayabilir, ama neticede ekonominin çarklarını döndüren de bunlar değil mi?

Bu soruların devamı şöyle gelir:

Kazanç hırsının fazlası bireyler için kötü olabilir, ama şirketleri daha çok üretmeye iten şey de zaten bu hırs değil midir?

Klasik iktisatın kurucusu sayılan Adam Smith de böyle dememiş miydi?

Kasap topluma faydalı olmak için değil, kendi geçimi ve kazancı için et satar. Benzeri marangoz, manav, işçi veya çiftçi için de söylenebilir: Herkes kendi kazancı ve geçimiyle uğraşırken bir bakarsınız, sanki görünmez bir el (invisible hand) her detayı planlamış gibi ekonomi tıkır tıkır işler. Kasap marangozdan mobilya alır, marangoz da kasaptan et… Herkes olmasa bile çoğunluk temel gereksinimlerini bu şekilde karşılar.

İskoç aydınlanmasının en parlak filozoflarından David Hume’un yakın arkadaşı olan Adam Smith’in (1723-1790) kendisi de aslında bir ahlâk filozofuydu. Her ne kadar Batı Avrupa odaklı olsa da, samimi olarak insan refahına kafa yormuş, hafife alınamayacak büyük bir düşünürdü. Okumaya devam et

Ekonomi içinde yayınlandı | , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Anaakım (neoklasik) ekonomi teorisinin dört büyük falsosu

2000 yılında, Paris’te bir grup ekonomi öğrencisi hocalarına açık bir mektup yazarak “biz artık bu gerçeklerden kopuk ve dogmatik anaakım (neoklasik) ekonomi teorisini öğrenmek istemiyoruz” dediler.
(Bkz: The Crisis in Economics : Teaching, Practice and Ethics)

2011 yılında, Harvard üniversitesinde 70 kadar ekonomi öğrencisi, tanınmış ekonomi yazarı Gregory Mankiw’in dersini protesto ederek terketti. Gerekçeleri, öğrendikleri (neoklasik) iktisat teorisinin son derece dar bakışlı, yanlış ve yanıltıcı olmasıydı.
(Bkz: Students Walk Out of Ec 10 in Solidarity with ‘Occupy’)

IsEconomicGrowthKillingPlanet_TRsubtitle 2015 yılında, Boston’da kalabalık bir grup ekonomi öğrencisi, Amerikan Ekonomi Birliği’nin Sheraton otelinde yapılan yıllık konferansını protesto ederek karşı binalardan birine (lazer ile) resimdeki dev afişi astı:

Is economic growth killing the planet? (Ekonomik büyüme gezegeni öldürüyor mu?)

Ne oluyordu bu öğrencilere? Okumaya devam et

Ekonomi içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | 1 Yorum

Sessiz Bahar

Yazdığı Sessiz Bahar (Silent Spring) isimli kitapla dünyayı değiştiren yetenekli ve cesur bir kadın: Biyolog Rachel Carson

Bazen tek bir kişi, tek bir kitap yazarak toplumun düşünce tarzını temelden değiştirir. Dolayısıyla tarihin akışını da… Bu kişilerden biri tabi ki Türlerin Kökeni’ni yazan Charles Darwin’dir.

OriginOfSpecies_DarwinMerakla beklenen Türlerin Kökeni (On the Origin of Species) 1859’da ilk yayımlandığında bir anda en çok satan kitap (best seller) olmuş, 1900’e kadar 40 yıl içinde 100‘binden fazla satılmıştı. Bu o dönemler için çok büyük bir rakamdı.

Olağanüstü anlatım becerisiyle Darwin, dini yaratılış ve üstün canlı insan efsanesi gibi yerleşik Hristiyan dogmalarına rağmen Avrupa’nın okuryazar kesiminin önemli bir bölümünü, evrimin olduğu ve nasıl olduğu (doğal seçilim) konusunda ikna edebilmişti. Hem de 10-20 yıl gibi toplumsal tarih açısından çok kısa bir zaman içinde!

Tarihte Darwin’e benzer başka örnekler de var:

1960’lı yıllarda, DDT gibi tarım ilaçlarının (insektisid, herbisid, pestisid vs.) doğaya karşı verilen çetin mücadeleyi kazandıran birer “teknoloji harikası ve uygarlık sembolü” sayıldığı, ve bol keseden kullanıldığı bir dönemde, tek bir kitap yazarak toplumun düşünce tarzını temelden değiştiren cesur ve yetenekli bir kadın vardı: Biyolog-yazar Rachel Carson (1907-1964)

RachelCarson_SilentSpringAynı günümüzün biyolog Richard Dawkins‘i gibi olağanüstü bir yazma yeteneğine sahip olan bu cesur kadın, 1962 yılında yayımlanan Sessiz Bahar (Silent Spring) isimli kitabıyla geniş bir okuyucu kitlesini derinden etkiledi. Okumaya devam et

Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Altıncı Yok Oluş (kitap)

6YokolusAltıncı Yok Oluş’u (The Sixth Extinction) elime bir aldım, beni o kadar sürükledi ki üç gün içinde okuyup bitirdim; gerçekten ilginç, tavsiye ederim.

Bu kitapta hem doğa tarihi, hem de doğayla ilgili düşünce tarihi var: Cuvier, Lyell, Darwin, Alvarez, Kuhn, tekdüzelikçilik (uniformitarianism), felaketçilik (catastrophism)…

17. yüzyıla kadar tanrı tarafından mükemmel yaratılan türlerin kesinlikle yok olamayacağına inanan bilim ve felsefe dünyası, dinozor, mastodon ve mamut gibi bugün artık yaşamayan canlıların fosilleri bulundukça dehşete düşer, bu yeni bulguları nasıl açıklayacağını bilemez.

Bulunan devasa kemik fosilleri önceleri “bugünkü fil ve gergedanların farklı boyları ve yayılma alanları” ile açıklanmaya çalışılır, ama bu hipotez tutmaz, çünkü fosiller iyice incelendiğinde bulunan kemiklerin fil veya gergedan kemiklerinden çok farklı olduğu anlaşılır.

O dönemin zihniyeti, mükemmel yaratılan türlerin yok olabileceğini kabul etmeye henüz hazır değildir. Binbir dereden su getirilir, yokoluşu tamamen dışlayan tuhaf ve karmaşık açıklamalar geliştirilir. Öyle ki, beyinler bu safsata yükünden epeyce yorulur.

Beklenen düşünce devrimini Fransız düşünür ve doğabilimci, paleontolojinin (fosil bilimi) kurucusu sayılan Georges Cuvier (1769-1832) gerçekleştirir:

Cuvier, bulunan fosillerin bugün artık yaşamayan farklı canlı türlerine ait olduğunu kanıtlayarak türlerin yok olabileceğini bütün dünyaya kabul ettirir.

Cuvier bir şeye daha dikkat çeker: Bulunan fosiller arasında bugünkülere benzeyen (modern) canlılar yoktu, acaba eskiden farklı bir dünya mı vardı?

O dönem doğa tarihiyle ilgilenen herkesin aklındaki soru şudur: Bazı türler Cuvier’in gösterdiği gibi yok olduysa, yeni türler nasıl ortaya çıktı?
Okumaya devam et

Uncategorized içinde yayınlandı | , , , , , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın