Ekonomik büyüme mi dediniz?

Orhan Bursalı’nın 18 Nisan 2013 tarihli Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan “İktidarın Başını Ne Yiyecek!” başlıklı yazısına yorumumdur. Linkini ne yazık ki veremiyorum çünkü yazıya Cumhuriyet’in internet sitesinde sadece paralı abonmanlık almış okuyucular erişebiliyor. Fakat yazının ana fikri şu maddelerle özetlenebilir:

  • Ekonomi iyi gitmiyor. Son 6 yılda toplam enflasyon %60’a ulaşmış. Kişi başına düşen milli gelir son dört yılda 10 bin dolarda çakılmış.
  • 2012 yılında Gayrı Safi Milli Hasılayla (GSMH) ölçülen büyüme %2’ye düşmüş, işsizlik de %10’un üstüne çıkmış. Halbuki 2012 yılında 150 gelişmekte olan ülkenin büyüme ortalaması %5.1 imiş.
  • AKP iktidara geldiğinden beri dış borç 179 milyar dolar artarak 326 milyara ulaşmış.

Sayın Orhan Bursalı

Bugünkü yazınızda ekonomik durumun kötüye gittiğinden söz etmişsiniz, genel olarak katılıyorum. Zaten neredeyse her şeyin kötüye gittiği bir ülkede (ve de dünyada) ekonomi nasıl iyiye gidebilir ki?

Ancak kesinlikle katılmadığım bir nokta var, o da ekonomik durumu neoklasik ekonominin ölçeği olan Gayrı Safi Milli Hasıla (GSMH) ile ölçmektir (ingilizcesi: Gross National Product). Bu tek yönlü ve zararları defalarca kanıtlanmış ölçekten artık vazgeçmek gerekir (bkz. Stiglitz ve John Perkins’in kitapları).

Kişi başına düşen GSMH’nin (veya GSYH, farketmez) büyümesi ancak demokrasisi gelişmis ve sivil toplum örgütleri etkili, yani bilinçli ve örgütlü toplumlarda gerçek bir ekonomik iyileşme göstergesi olabilir. Çünkü bu tür toplumlar ekonomik kalkınma adına genel hayat kalitesini kötüleştirecek yatırımlara geçit vermezler.

Örnek: Sehirlerdeki yeşil alanların talan edilerek alışveriş merkezi ve villa yapımı.

Başka bir örnek: Bedava su kaynaklarının çevresini kirleterek, veya erişimi halka kapatarak içme suyu arıtım ve dağıtım endüstrisini kalkındırmak. Eskiden parayla satın alınması düsünülemeyecek içme suyunun artık bir çok şehirde kanserojen olma ihtimali yüksek plastik şişelerde satılması.

Ekonomik kalkınma ölçüsü olarak GSMH’ya odaklanmak, sadece GSMH’ye bakarak ülkeleri gelişmiş veya gelişmemiş diye sınıflandırmak yakın tarihte birçok ülkeyi ekonomik ve sosyal felaketlere sürüklemiştir (bkz. Stiglitz).

Çünkü bu ölçünün bilinçsizce, eksikliklerinin farkında olmadan (bazen de kasıtlı) kullanımı halkın ekonomik kalkınma adına sömürülmesine ve fakirleştirilmesine, talan ekonomisine ve doğal zenginliklerin (gelir dağılımını bozan) varlık transferi olarak bütün toplumun aleyhine belirli endüstri ve sermaye gruplarına aktarılmasına neden olur.

Toplum “ne güzel kalkınıyoruz” derken eskiden sahip olduğu su, toprak, zaman, yeşil alanlar, sosyal dayanışma, kendi kendine yeterlilik gibi bazı şeyleri de kaybettiğini anlayana kadar doğal zenginlikler tükenmiş, şartlar değişmiş ve iş işten geçmiş olur.

Örnek: En güzel kıyıların, eşi az bulunur güzelliklerin turizm ve kalkınma adına halka kapatılıp ucuz sürü turizmine yatırım yapan zincir otellere satılması veya kiralanması. Bu durumda halk ya tatil yapamaz, ya da daha fazla para ve zaman harcayarak uzak yerlere gitmeye mecbur kalır.

Ayrıca Antalya gibi 6 ay çok az yağmur alan yerlerde haddinden fazla su harcayan oteller tatlısu seviyesini düşürerek toprağın tuzlanmasına ve çölleşmesine neden olurlar. Bütün bunların bedelini ödemek gelecek nesillere havale edilir.

Başka bir örnek: İşyeri ve gelir yaratıyoruz diye doğayı izbeye çevirip zehirleyen, kanser vakalarının da artmasına neden olan altın ve gümüş madenleri.

Sürdürülebilir kalkınmayı hedefleyen, ekonomiyi ekolojinin ayrılmaz bir parçası olarak gören bütüncül modern ekonominin önündeki en büyük engellerden biri de artık kemikleşerek dogma haline gelmiş GSMH fetişizmidir. Bu fetişizmin devam etmesini isteyen kuruluşların başında da doğal olarak bu saplantıdan kendi kısa vadeli çıkarları için yararlanan belli büyük sermaye grupları, vahşi kapitalistler ve onların yönlendirdiği emperyalist ülkeler gelir.

Ekonomi büyümüyor diye eleştiri yapıldığında, eğer bu yüzden oy kaybettiğini görürse AKP gibi fırsatçı bir partinin günü kurtarmak ve iktidarda kalmak için yapacağı şey bellidir: Talan ekonomisine gaz vermek, çünkü talan ekonomisi toplumun zararına da olsa kısa vadede GSMH’yi yükseltir. Mesela AKP neler yapabilir:

  • Dogaya verdigi zararlara bakmaksızın baraj yapma, maden çıkartma ve işletme hakları satmak
  • Sit ve orman alanlarını spekülatif bina arazilerine çevirmek
  • Şehirlerde yeşil alanların talanı
  • Şehirlerde insanların bedavadan hoşça vakit geçirebileceği alanları daraltarak milleti alış-veriş merkezlerinde ve paralı mekanlarda zaman geçirmeye mecbur etmek
  • Yerli yersiz özelleştirmeler
  • Kalabalık şehirlerde insanları doğadan koparıp doğa sevgisini yok ederek yerine türlü alet-edevat, teknolojik ıvır zıvır, araba ve marka sevgisi yerleştirmek. Diğer bir deyisle, doğanin üretimini, servislerini ve teknolojisini yok ederek yerlerini insan yapımı ürünlerle doldurmak. Açık havada piknik yapıp denize girmek yerine apartman dairesinde son model cep telefonuyla vakit geçirmek gibi.
  • Dogmatik ve tek yönlü bir eğitimle ekonomik sistemi sorgulamayan, türlü teknik alanlarda felaket uzmanlaşmış, fakat genel olarak cahil kalmış, 1984 modeli (George Orwell) dar kafalı yeni nesiller yetiştirmek; hafta sonlarını alış-veriş merkezlerinde geçiren, çokuluslu şirketlerde tekdüze ve anlamsız işlerde sıkılmadan şikayet etmeden sorunsuzca çalışabilecek evcilleştirilmiş uslu tüketiciler ki bunlara endüstrinin termitleri de (veya tüketim köleleri) diyebiliriz.

Bütün bunlar GSMH’yi yükseltir. O zaman da siz ekonomi ve çevre bilinci gelişmemiş bir halka gerçi GSMH yükseliyor, ama bunun size bir yararı yok diye anlatamazsınız.

Bugünden tüketim temposu (ben buna uluslararası sidik yarışı diyorum) yerine yaşam standartlarına ve mutluluk düzeyine odaklı gerçek ekonomik kalkınma ölçeklerini doğru ve tutarlı koymakta yarar var.

Eger henüz okumadıysanız size mutlaka önereceğim bir kitap:
The End of Growth, Richard Heinberg

Bu kitap Türkçeye çevrilmiş midir bilmiyorum. Internette aradım bulamadım. Bu kitabin son bölümlerinden birinde ekonomik durumun çok yönlü olarak nasıl ölçülebileceğinden de söz ediliyor.

Tunç Ali Kütükcüoğlu

EK NOT:
Petrol ve dogal gaz gibi ucuz enerji kaynaklarını insanoglu son 150 yılda sorumsuzca harcayarak tükenme noktasina getirdi. Bugünkü tüketim temposuyla petrolün 20-30, dogal gazin ise 60-80 yillik bir ömrü kaldi. Bu süreler sonunda rezervler tükenmese bile enerji artik alısılmıs gündelik isler için kullanılamayacak kadar pahalanmıs olacak. Enerji girisinin azalmasıyla ekonomiler dogal olarak üretim ve tüketimle beraber yavaslayacak, hatta gerekli önlemler önceden alinamamissa finans sektörünün de önemli katkilariyla çökecek.

Toplumsal aklin baskin çiktigi ülkeler ekonomik kalkinma adina tüketim sidik yarisindan vazgeçip bir an önce nüfuslarini kontrol altina almaya çalisacak, düsük bir enerji tüketim temposuyla halkin yasam standartlarini korumanin ve iyilestirmenin yollarini arayacaklar. Zaten toplumsal aklin baskin oldugu ülkelerde nüfus genelde artmiyor, millet bakabilecegi kadar çocuk yapiyor.

Toplumsal akil yerine dar çikarlarin ve cehaletin baskin çiktigi ülkeler ise kalkinacagiz büyüyecegiz diye tüketim yarisina devam edip kendileriyle beraber bütün dünyayi ekonomik ve ekolojik bir çöküse dogru sürükleyecekler. Bu senaryoda Ruanda’daki gibi açlik, susuzluk, kitlik, sefalet, terör, iç savaslar ve barbarlik var. Hiç sakasi yok, önümüzdeki yillar son derece kritik: Insan akli zor bir sinavdan geçecek. Çocuklarini ve torunlarini düsünen bu sinavi ciddiye alir.

Reklamlar
Bu yazı Ekonomi içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s