Altıncı Yok Oluş (kitap)

6YokolusAltıncı Yok Oluş’u (The Sixth Extinction) elime bir aldım, beni o kadar sürükledi ki üç gün içinde okuyup bitirdim; gerçekten ilginç, tavsiye ederim.

Bu kitapta hem doğa tarihi, hem de doğayla ilgili düşünce tarihi var: Cuvier, Lyell, Darwin, Alvarez, Kuhn, tekdüzelikçilik (uniformitarianism), felaketçilik (catastrophism)…

17. yüzyıla kadar tanrı tarafından mükemmel yaratılan türlerin kesinlikle yok olamayacağına inanan bilim ve felsefe dünyası, dinozor, mastodon ve mamut gibi bugün artık yaşamayan canlıların fosilleri bulundukça dehşete düşer, bu yeni bulguları nasıl açıklayacağını bilemez.

Bulunan devasa kemik fosilleri önceleri “bugünkü fil ve gergedanların farklı boyları ve yayılma alanları” ile açıklanmaya çalışılır, ama bu hipotez tutmaz, çünkü fosiller iyice incelendiğinde bulunan kemiklerin fil veya gergedan kemiklerinden çok farklı olduğu anlaşılır.

O dönemin zihniyeti, mükemmel yaratılan türlerin yok olabileceğini kabul etmeye henüz hazır değildir. Binbir dereden su getirilir, yokoluşu tamamen dışlayan tuhaf ve karmaşık açıklamalar geliştirilir. Öyle ki, beyinler bu safsata yükünden epeyce yorulur.

Beklenen düşünce devrimini Fransız düşünür ve doğabilimci, paleontolojinin (fosil bilimi) kurucusu sayılan Georges Cuvier (1769-1832) gerçekleştirir:

Cuvier, bulunan fosillerin bugün artık yaşamayan farklı canlı türlerine ait olduğunu kanıtlayarak türlerin yok olabileceğini bütün dünyaya kabul ettirir.

Cuvier bir şeye daha dikkat çeker: Bulunan fosiller arasında bugünkülere benzeyen (modern) canlılar yoktu, acaba eskiden farklı bir dünya mı vardı?

O dönem doğa tarihiyle ilgilenen herkesin aklındaki soru şudur: Bazı türler Cuvier’in gösterdiği gibi yok olduysa, yeni türler nasıl ortaya çıktı?

Cuvier türlerin yok oluşunu İncil’de de sözü edilen büyük tufan benzeri (bkz Sümer kökenli Genesis) felaketlerle açıklar (catastrophism). Yeni türlerin ortaya çıkışını ise Cuvier idareten “tekrar tekrar yaratılış” ile açıklasa da, buna aslında kendisi de inanmaz.

Türlerin değişebileceğine kesinlikle inanmayan Cuvier, dominant ve hazırcevap kişiliğiyle Lamarc gibi evrimden söz edenlerle dalga geçer, onları her fırsatta ve her ortamda rezil eder, yerin dibine geçiririr. Hem de o dönem için geçerli, mantıklı argümanlarla…

Çünkü evrim konusunda şöyle sağlam, ikna edici bir teori gerçekten de henüz ortaya atılmamıştı. Darwin ve Wallace daha tarih sahnesine çıkmamışlardı. Lamarc’ın “demirci kolu” veya “zürafa boynu” benzeri tuhaf hipotezleri ise ancak keskin zekalı Cuvier’e mizah malzemesi olabiliyordu.

Yazık ki 1832’de ölen Cuvier, Darwin’i ve onun tarihin belki de en büyük zihinsel devrimine yol açan kitabını göremedi: Türlerin Kökeni (1859)

Uzatmayayım, sürekli ve yavaş değişimleri (uniformitarianism) savunan Lyell ve Darwin nerede yanıldı, Alvarez dinozorları yok eden meteor çarpması felaketini nasıl keşfetti, kendiniz okuyun.

Tunç Ali Kütükçüoğlu

Referanslar ve önerdiğim kaynaklar:

  1. Amazon’da yüzlerce okuyucunun yorumunu alan Pulitzer ödüllü kitap The Sixth Extinction; An Unnatural History, Elizabeth Kolbert
  2. Georges Cuvier kimdir?
  3. Tarihçi, filozof ve yazar Will Durant’a göre insanlık tarihini en çok etkileyen 10 büyük düşünür, sonuncusu Darwin
Reklamlar
Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s