Anaakım (neoklasik) ekonomi teorisinin dört büyük falsosu

2000 yılında, Paris’te bir grup ekonomi öğrencisi hocalarına açık bir mektup yazarak “biz artık bu gerçeklerden kopuk ve dogmatik anaakım (neoklasik) ekonomi teorisini öğrenmek istemiyoruz” dediler.
(Bkz: The Crisis in Economics : Teaching, Practice and Ethics)

2011 yılında, Harvard üniversitesinde 70 kadar ekonomi öğrencisi, tanınmış ekonomi yazarı Gregory Mankiw’in dersini protesto ederek terketti. Gerekçeleri, öğrendikleri (neoklasik) iktisat teorisinin son derece dar bakışlı, yanlış ve yanıltıcı olmasıydı.
(Bkz: Students Walk Out of Ec 10 in Solidarity with ‘Occupy’)

IsEconomicGrowthKillingPlanet_TRsubtitle 2015 yılında, Boston’da kalabalık bir grup ekonomi öğrencisi, Amerikan Ekonomi Birliği’nin Sheraton otelinde yapılan yıllık konferansını protesto ederek karşı binalardan birine (lazer ile) resimdeki dev afişi astı:

Is economic growth killing the planet? (Ekonomik büyüme gezegeni öldürüyor mu?)

Ne oluyordu bu öğrencilere?

ABD’nin birkaç kalburüstü üniversitesinde pişirilip kotarılarak dünyanın neredeyse bütün modern üniversitelerinde okutulan standart anaakım (neoklasik) ekonomi öğretisi (Econ101), daha doğrusu ideolojisi, neden bu kadar büyük tepki çekiyordu?

Üstelik anaakım (neoklasik) ekonomi teorisini ağır bir dille eleştirenler sadece öğrenciler de değildi: Tom Green, Jack Reardon ve Richard Norgaard gibi ciddi ekonomi akademisyenleri de bilimsel makalelerinde anaakım ekonomi ideolojisini, ve bu ideolojiyle birlikte dünyaya yayılan kısa vadeci mekanik zihniyeti şiddetle eleştirmeye başladılar (bkz. ilgili tweet dizisi).

Anaakım (neoklasik) iktisat teorisine yapılan eleştiriler genelde şu noktalarda toplanıyor:

  • Vahşi kapitalizmin nesnel ve tarafsız (ideolojisiz) sosyal bilim kılığındaki gizli ideolojisi
  • Sosyal dokuyu parçalayan ekonomik kalkınma anlayışı
  • Şirketokrasi gibi tamamen kısa vadeye odaklanmış üretim ve kazanç anlayışı (azami 10 yıl)
  • Ekolojiyi dışlaması; doğayı aktif bir üreticiden saymayıp pasif bir yaşam altyapısı (?) ve hammadde deposu olarak görmesi
  • Para harcadıkça mutluluğu artan, antropoloji ve psikoloji gibi insan bilimlerinden kopuk uyduruk bir insan modeli (Homo economicus)
  • Bütün dünyada standart haline gelen temel teorinin (Econ 101 vs.) tekelinin ABD’deki birkaç üniversitenin elinde olması
  • Gerçek hayatı yansıtmayan mekanik, soyut ve zorlama matematiksel modeller
  • Öğrencilerde tedavisi çok zor, dar bakışlı ve mekanik, son derece dogmatik bir dünya görüşüne neden olması
  • Uyduruk ve sürdürülemez, dünyanın fiziksel ve ekolojik sınırlarını görmezden gelen bir ekonomik büyüme anlayışı
  • Fizikte olduğu gibi bilgiyi birleştiren ve üstbakış kazandıran sağlam teorileri olmadığı için öğrenilmesi zor ve sıkıcı, ansiklopedik bilgi yığını
  • Üretim ve teknolojiyle ilgili en temel varsayımların bile yanlış olması (örneğin, toprak hava su gibi doğal kaynakların sanki doğanın ürünleri değillermiş gibi mekanik bir bakışla değişmez, bozulmaz, sabit kabul edilmesi)

Ekonomi öğrenmeye başladığım 2004 yılından beridir bir hissim hiç değişmedi; o da anaakım (neoklasik) iktisatın, küresel şirketokrasinin dar ve kısa vadeci çıkarlarına hizmet eden bir sahte bilim olduğu…

Bana göre, vahşi kapitalizme ve sanayi emperyalizmine hizmet eden anaakım (neoklasik) ekonomi öğretisinin en büyük dört falsosu şunlardır:

  1. Parasallaşmış tüketimi arttıkça mutluluğu artan uyduruk bir insan modeli (Homo economicus)
  2. Ekolojiyi dışlamak; temel üretici olan doğayı pasif bir kaynak ve hammadde deposu olarak görmek
  3. Küresel şirketokrasinin çıkarlarıyla paralel olarak tamamen kısa vadeye odaklanmak (azami 10 yıl)
  4. Sanayi emperyalizmini, dolayısıyla da şirketlerin GDO’lu tohum, HES veya kirli sanayi gibi “yerelden ve gelecekten çalan” tekelci yöntemleri görmezden gelmek

Sanayi emperyalizmi derken örneğin, özel mülk haklarına zarar veren aleni hırsızlık veya dolandırıcılık gibi durumlar hariç, toplumsal refah açısından yararlı ve sürdürülebilir olup olmadıklarına bakmadan, gelecekten çalan doğa katliamı dahil bütün para kazanma yöntemlerini (üretim diyerek) mübah saymak…

Neoklasik ekonomi ideolojisinin sanayi emperyalizmine en büyük hizmeti de budur zaten: Yerelden ve gelecekten çalan bütün tekelci operasyonları (modern sömürgecilik) toplumlara ekonomik büyüme, teknolojik ilerleme, işyeri yaratma diye yutturmak… Yakın tarihten sadece DDT örneğine bakmak (teknolojik ilerleme diye pazarlanan zehirli tarım ilaçları) bunu anlamak için yeterlidir.

Sadece Türkiye’de değil, dünyanın her yerinde, geleceğimizi çalıp çirkinleştiren doğa katliamlarını meşrulaştırmak, gerekli ve hatta kaçınılmaz göstermek için öne sürülen gerekçeler hep aynıdır: Ekonomik büyüme ve kalkınma, teknolojik ilerleme, işyeri yaratma…

Doğayla birlikte toplumları da yıkıma sürüklediği ileri sürülen anaakım (neoklasik) iktisat öğretisine yöneltilen eleştirileri daha iyi anlamak için başlangıç olarak önerebileceğim kitaplar:

  1. Küçük Güzeldir (Small is Beautiful), E.F. Schumacher
  2. The Wealth of Nature, J.M. Greer
  3. The Doughnut Economics, K. Raworth

Yazan: Tunç Ali Kütükçüoğlu

Konuyla ilgili diğer yazılarım:

  1. En sevilen ekonomi hurafeleri
  2. Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) ile gerçek ekonomik büyüme ölçülebilir mi?
  3. Ekonomik Büyüme Aldatmacası
Reklamlar
Bu yazı Ekonomi içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

One Response to Anaakım (neoklasik) ekonomi teorisinin dört büyük falsosu

  1. tuncaliku dedi ki:

    Üretim yapma kılıfıyla dünyanın “gelişmiş“ (!) azınlığına servet aktaran sanayi emperyalizminin genel karakteri şöyle tarif edilebilir:

    Erken sanayileşip belli tekelleri kontrol eden ülkeler ve şirketler bol kazançlı sektörleri ellerinde tutarken, diğer ülkelerinin payına düşük kazançlı, insanları geçinebilmek için kendi yaşam alanlarını bile talan etmeye mecbur bırakarak yerelden ve gelecekten çalan “ucuz işçi ucuz çevre“ projeleri düşer.

    Örneğin akıllı telefon ve tablet satarak çok büyük kazançlar elde eden Apple gibi şirketlere hammadde sağlayan, genelde 3. dünya ülkelerine yayılmış kirli madencilik projeleri sanayi emperyalizminin (modern sömürgecilik) en tipik örneklerinden biridir.

    Şeker fabrikalarının satılmasında olduğu gibi, yerelden ve gelecekten çalmanın yöntemlerinden biri olan kullanılan özelleştirmelerle ilgili tweet dizisi:

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s