Sizce hangi toplum daha çok kalkınmıştır?

Yeşillikler içinde güzel bir ev

Bol betonlu ve bol araç gereçli, monokültürel bir yaşam tarzına geçemediği için geri kalmış(!) bir ev hanesi. kaynak

Ekosistem sakatlama sektörü demişken, şu sorunun mutlaka sorulması gerekir:

Hangi toplum daha iyi kalkınmış, sürdürülebilir toplumsal refah yönünden daha ileri gitmiştir?

İleri teknolojik(!) kanser ilaçları geliştiren toplum mu, yoksa sağlıklı çevre, sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam tarzı gibi başarılı “önleyici halk sağlığı” politikaları sonucu kanser ilaçlarına ihtiyaç duymayan toplum mu?

İleri teknolojik(!) kimyasal tarım ilaçları ve gübreleri geliştiren toplum mu, yoksa çok-kültürlü ekolojik tarımı başarıyla uyguladığı için tarım kimyasallarına ihtiyaç duymayan toplum mu?

Akarsularına ileri teknolojik(!) arıtım tesisleri kuran bir toplum mu, yoksa endüstriyel kirliliği azaltıp akarsu kenarlarındaki doğal bitki örtüsünü koruduğu için akarsuları tertemiz akan, dolayısıyla endüstriyel arıtım tesislerine ihtiyaç duymayan toplum mu?

Ayrıcalıklı bir azınlık para kazanacak diye sahillerini 5 yıldızlı beton yığınlarına gömen toplum mu, yoksa çoğunluk 5 kuruş para ödemeden yararlansın, hayatına zenginlik ve güzellik katsın diye sahillerini koruyup halka açan toplum mu?

Günde milyonlarca ton yük ve milyonlarca yolcu taşıyan, son derece hızlı ve yoğun bir ulaşım ağı kuran toplum mu, yoksa akıllıca bir yerleşim ve üretim planı yaptığı için (örneğin yerel üretim yerel tüketim) çok daha düşük yoğunlukta bir ulaşım ağına ihtiyaç duyan bir toplum mu?

Mekanik/Elektronik oyuncak ve eğlence sektöründe son derece ileri gitmiş bir toplum mu, yoksa sosyal, kültürel ve doğal zenginlikleri yüzünden bu tür oyalanma teknolojilerine daha az ihtiyaç duyan bir toplum mu?

Hangi sektörü ele alırsanız alın; tarım ve beslenme, eğitim, sağlık, spor ve eğlence, gezi… Yerel düzeyde kendine yeterlilik ve sürdürülebilirlik arttıkça şirketokrasinin kazanç fırsatları daralacaktır.

Bu yüzden, sürdürülebilir refahı hedefleyen ekonomi politikaları, üretim ve paylaşım yöntemlerinde (yerel ölçekte) kendine yeterliliği ve sürdürülebilirliği hedeflerken, şirketokrasi elindeki para ve medya gibi bütün imkanları kullanarak tam tersi yöne çeker: Ekosistem sakatlama

Bugün, monokültürlere dayalı konvansiyonel tarımdan çok-kültürlü ekolojik tarıma geçmek sadece Türkiye için değil, bütün dünya için çok önemli bir konu. Hem küresel gıda güvenliği ve adaleti için, hem de bütün ekosistemin geleceği için…

Bunun önündeki en büyük engel ise, GDO’lu tohumları, kimyasal tarım ilaçları, “teknolojik ilerleme, akıllı tarım, modern tarım ve yeşil devrim” hurafeleriyle şirketokrasidir. Sigaranın akciğer kanserine yol açtığı gibi basit bir gerçeğin anlaşılmasını bile 25 yıl geciktirebilen şirketokrasi…

Yazan: Tunç Ali Kütükçüoğlu

Konuyla ilgili tweet dizisi

Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s