En tehlikeli psikolojik silah: Kutuplaştırıcı kara propaganda

beyin_eaglemanBoşnak katliamı nasıl geldi?
Milyonlarca bireyden oluşan koca bir toplumun beyni, dolayısıyla temel değerleri ve düşünce tarzı nasıl yönlendirilebilir?

Yakın tarih bize gösteriyor ki, merkezi eğitim sistemi ve medya kontrolünüzdeyse bunu kolaylıkla yapabilirsiniz.

Sırf iktidarda kalabilmek için sürekli kutuplaştırma ve düşmanlaştırma siyaseti yürüten RTE/AKP cemaatinin bu ülkeye ne kadar büyük bir kötülük yaptığını daha iyi anlamak için insan beyni ve sosyolojisiyle ilgili bu belgeseli mutlaka izleyin:

BRAIN with David Eagleman Part 5 (YouTube)

Bir yaşına bile gelmemiş bebeklerde bile olan vicdan, sosyal adalet ve empati hissi, belli topluluklara karşı nasıl yok edilebilir? Belgeselde 29. dakikadan itibaren bunun en kanlı örneklerinden biri: Bosna’daki etnik soykırım

David Eagleman’ın The Brain isimli kitabı Türkçeye de çevrildi (bkz yukarıdaki resim). Sırp medyası tarafından desteksiz yalanlarla dolu bölücü ve kutuplaştırıcı propagandayla sözünü ettiğim Boşnak katliamının temellerinin nasıl atıldığı kitabın 5. bölümünde anlatılıyor.

Sırp yönetiminin kontrol ettiği Sırbistan Radyo ve Televizyonu, Yugoslavya’daki müslüman Boşnak ve Hırvat halklarını sürekli düşmanlaştırıp hedef gösteriyor. Sırp medyası, fütursuz yalanlarla bu halkların etnik düşmanlık nedeniyle sürekli Sırplara saldırdığını iddia ediyor.

Toplumu “bizler ve ötekiler” diye kutuplara bölmek katliamın ilk aşaması. Toplumun hangi kategoriler (din, siyasi görüş, etnisite vs.) ve gerekçelerle bölündüğünün pek bir önemi yok, yeter ki bölünsün. Ama tabi ki tarihte denenmiş ve başarılı olmuş(!) yöntemlerle…

Yugoslavya’da bölücülük din ve etnisite kategorileri kullanılarak yapılıyor. İkisi de emperyalizm/sömürgecilik tarihinde defalarca uygulanmış ve başarılı olmuş yöntemler. Kimbilir bilinçli veya bilinçsiz piyon olarak kullanılan Sırp yönetimin arkasında emperyalizmin hangi ajanları vardı?

Nöroloji bilimcisi Eagleman’a göre, toplumu din ve etnisite gibi kategorilere bölmek katliam çıkartmak için mutlaka gerekli, çünkü topluluklar arasındaki empati, vicdan, ahlak ve sosyal adalet hisleri ancak bu şekilde ortadan kaldırılabiliyor.

Ama sadece bölmek yetmiyor, çünkü bir kişiye karşı empati (duygudaşlık) hissetmemeniz, eğer güçlü bir nedeniniz yoksa, o kişiye doğrudan kötülük yapmamanızı gerektirmiyor. Yapılan haksızlıklara göz yumarak, veya tepkisiz kalarak dolaylı olarak kötülük yapabilirsiniz, ayrı mesele…

Katliamın yolunu sonuna kadar açmak için bölücülüğe ek olarak (propaganda yoluyla) iki şey daha yapmak gerekiyor:

  1. İntikam hislerini canlandırmak (kindar nesiller)
  2. Katledilecek topluluğu değersizleştirmek, “bunlar insan değil” diyerek insanlık dışı göstermek (dehumanization), yani bir anlamda barbar veya hayvan kategorisine dahil etmek

Sırbistan Radyo ve Televizyonu’nun katliam öncesi yaydığı yalan haberlerden biri örneğin şöyleymiş: “Müslümanlar, Sırp çocuklarını Sarayevo hayvanat bahçesindeki aç aslanlara yediriyor!”

Bu ölçüsüz yalanın uçukluğuna mı şaşmalı, yoksa Sırp halkının önemli bir kesiminin bu yalanlara inanmasına mı? Ama mesele Sırp veya başka bir toplum olmak değil, bölünmüş toplumların sosyolojisi böyle bir şey… Siyaset ve propaganda mühendisleri bunu çok iyi bilir.

Demek ki medyanın kontrolünü ele geçirdiğiniz zaman, propaganda yoluyla toplumun beyinini her türlü işlemek mümkün. İsterseniz katliam da çıkarırsınız, iç savaş da… Veya bu tehlikelerle sürekli şantaj yaparak toplumu susturur ve istediğiniz şekilde yönlendirirsiniz.

Toplumu yeterince bölüp düşmanlaştırdıktan sonra yalanda ölçü tanımaya da gerek kalmıyor. Çünkü empati ortadan kalkınca sorgulama da kalmıyor. Yugoslavya’yı bu aşamaya getirdiler, bence Türkiye’de de çoktan esir alınmış kukla bir rejim aracılığıyla benzer yöntemler uygulanıyor.

Geliyorum Beyin isimli kitabın en ilginç sorularından birine (5. bölüm): Bu tür bölücü ve düşmanlaştırıcı propaganda operasyonlarına karşı uyanık ve bağışıklı olmaları için insanları, özellikle de çocukları eğitmek mümkün mü?

1968’de, Martin Luther King’in öldürülmesinin hemen ertesi günü Jane Elliot isminde bir öğretmen, insanları kategorize etmenin ne demek olduğunu öğrencilerine nasıl yaşatarak öğretiyor?

How Racist Are You? – Jane Elliott’s Blue Eyes/Brown Eyes Exercise (YouTube)
(Türkçesi: Ne kadar ırkçısınız? Jane Elliott’un mavi göz/kahverengi göz deneyi)

Sıra dışı bir öğretmen: Jane Elliott (YouTube)

Böylesine kritik bir dönemde özet bilgiyle yetinmeyin, mutlaka Beyin’i okuyun derim.

Yazan: Tunç Ali Kütükçüoğlu

Bu yazı Uncategorized içinde yayınlandı ve , , , , , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

1 Response to En tehlikeli psikolojik silah: Kutuplaştırıcı kara propaganda

  1. Ayse dedi ki:

    Sağduyulu yazılarınızı ilgiyle takip ediyorum.

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s