Ben kimim

tunc_photo_with_cap1_wo_adidas_brand

Tunç Ali Kütükçüoğlu, Bolivya 2007

1968’de İsviçre’de doğdum, önce Ankara’da (Fen Lisesi, ODTÜ Elektrik) sonra İsviçre’de mühendislik, ekonomi ve finans konularında eğitim yaptım (ETH, Zürich Üniversitesi, CFA Institute).

Mühendislik ve ekonomi okumama ragmen en büyük tutkum hep doğa oldu. Küçük yaştan akvaryumlara merak sardım ve bu uğraştan çok şey öğrendim. Sürdürülebilir kalkınmaya olan ilgim de aslında sürdürülebilir doğal akvaryumlarla başladı.

Finans sektöründe çalışmam fazla sürmedi: Kitaplar dolusu uygulamaya dönük safsatayla dolu sınavlarını hiç çakmadan geçerek dahil olduğum Isviçre CFA topluluğunun genel olarak ekonomi ve çevre konularında ne kadar bilgisiz, dar kafalı ve duyarsız olduğunu farkedince bu sektörden tamamen soğudum; topluluktan da sertifikalarından da sektörden de istifa ettim.

Yıllardır geçimimi yazılım mühendisi olarak sağlıyorum, daha çok matematiksel ve analitik yazılımlarla uğraşıyorum, bu benim öteki yüzüm.

Bugün de CFA topluluğundakine benzer profillerin ağırlıkta olduğu küresel finans, özellikle de yatırım sektörünü dünyanın hem ekonomik hem de ekolojik geleceği için büyük bir tehdit olarak görüyorum. Kısa vadeli çıkarlarından başka bir şey görmeyen, bütün çevre koruma ve sürdürülebilir kalkınma girişimlerine direnen, direnmekten de öte sabote eden bu sektör eğer bir an önce küçültülüp iyice regüle edilmezse bence daha çok krizlere neden olacaktır. Hem de orantısız büyüklüğü nedeniyle domino etkisinden korkulduğu için bütün reel ekonomiyi de rehin alarak!

Tunç Ali Kütükçüoğlu, İsviçre 2018

Tunç Ali Kütükçüoğlu, İsviçre 2018

Herkesin hayatına ve düşünce tarzına yeni boyutlar katan insanlar vardır. Doğal yaşam belgesellerinin yapımcısı David Attenborough benim için bunlardan biridir. Izlemediğim bir belgeseli herhalde yoktur. Doğal yaşam ve ekoloji hakkında bugünkü ilgimi ve bilgimi büyük ölçüde ona borçluyum. Karınca, termit, arı gibi sosyal böceklerin anlatıldığı belgesel filmi (Life in Undergrowth) bana göre tam bir şaheserdir.

Endüstriyel topluluklar konusunda bence insanların sosyal böceklerden öğreneceği çok şey vardır. Onlardaki genetik kökenli uzmanlaşmanın yerini (işçi karınca, savaşçı karınca, duvarcı karınca, bebek bakıcısı karınca) biz insanlarda eğitim, şartlanma, doktrinasyon ve hafiften embesilleştiren bir evcilleştirme alıyor. Vahşi bir atı bütün gün dar ahırlara kapatamaz, arabaya koşamazsınız. Önce hür iradesini kırmanız ve evcilleştirerek embesilleştirmeniz gerekir.

Ufkumu en çok genişleten kitaplar arasında Richard Dawkins’in Bencil Gen ve Genişletilmiş Fenotipi’ni, Jared Diamond’un Çöküş’ünü, Bertrand Russel’ın felsefe yazılarını sayabilirim. Akvaryum alanında da tabi ki Diana Walstad’ın Bitkili Akvaryumun Ekolojisi ve George Barlow’un Cichlid Balıkları.

Nobel ödüllü ekonomist J. Stiglitz’in cesur IMF (Uluslararası Para Fonu) eleştirilerini kapitalist ekonominin Gayrı Safi Milli Hasıla (GSMH) ile ölçülegelen ekonomik kalkınma ideoloji ve dogmalarına karşı uyarması açısından çok önemli bulurum. Bu tür kitaplar insana ekonominin nesnel ölçeklere dayalı pozitif bir bilim olmadığını, içinde yoruma, dar çıkarlara ve bakış açılarına göre değişebilen ideolojiler barındırabileceğini tekrar tekrar hatırlatıyor. Son zamanların en önemli ekonomi kitabı ise bence Ekonomik Büyümenin Sonu’dur (The End of Growth, Richard Heinberg).

Uğraşlarım: Akvaryum, piyano ve tenis. Bunların yanında felsefe ve tarih kitapları okumayı, arada müzik dinlemeyi severim. En sevdiğim besteciler Bach, Scarlatti ve Münir Nurettin Selçuk’tur, en sevdiğim piyanistler ise Oscar Peterson ve Horowitz. Türk Halk Müziğini de severek dinlerim.

Beni en çok etkileyen romanlar: Cennetin Doğusu (Steinbeck), The Moon and Sixpence (Somerset Maugham) ve Tutunamayanlar (Oğuz Atay).

Tarihi kahramanlarım: Sokrates, Cicero, Gelileo, Ömer Hayyam, Gandi, Yunus Emre, Darwin ve tabi ki Atatürk.

Eskiden Kanuni Sultan Süleyman’ı da çok tutardım, ama bir harem fitnesi yüzünden kendi oğlunu, üstelik de en iyi yetişmiş oğlunu nasıl öldürttüğünü öğrenince listeden çikarttım.

Bence Darwin’in Evrim Teorisi ve onun üzerine kurulu Evrimsel Açıdan Sürdürülebilir Stratejiler (Evolutionary Stable Strategies, J. Maynard Smith) ekonomiyi, politikayı ve doğayı anlayabilmek için hem felsefi hem de matematiksel yönden iyice anlaşılması gereken çok temel teorilerdir.

Tunç Ali Kütükçüoğlu, 15 Nisan 2013

Reklamlar

4 Responses to Ben kimim

  1. Tunç Bey merhaba. Ben her Cuma Aydınlıkta yazıyorum. Arada sizin gibi değerli kişilerle söyleşiler de yayınlıyorum. Bunlara http://www.aydinlikgazete.com/hukukcu-gozuyle-doga-ve-insan-makale,59432.html den ulaşabilirsiniz. Sizinlede bir söyleşi yapalım. Bunun için çevre ve ekonomi temalı A4 bir sayfa yazı yollarmısınız bana, Tşk.

  2. tuncaliku dedi ki:

    Güncelleme: 2015 Kasımında İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde burslu öğrenci olarak ekonomi doktorasına başladım.

    Tez konusuna henüz karar vermedim, ama ilgi alanlarım temelde şunlar:

    1) Geleneksel yerel köy, kasaba ve kabile ekonomileri (antropoloji, psikoloji, mutluluk..)
    2) Üretime bütüncül bakan ekolojik ekonomi ve ekonomi felsefesi
    3) Parasallaşmış üretim yerine refah (well-being) odaklı ekonomik modeler
    4) Klasik iktisatın genelde kartellere hizmet eden yerleşik dogmalarını sorgulamak; ideolojik saplantılar ve sahte bilimle mücadele

    Özellikle İzmir’I tercih etmemin nedeni ileride bu şehirde yaşamak istememdir. Ayrıca, bugünkü İzmir belediyelerinin çoğunun tarıma, kültür-sanata ve bilgi teknolojilerine ağırlık vererek “betonlaşmadan ve kirletmeden kalkınmak” benzeri hedefleri var; bugünkü gibi neoliberal iktidarlar izin verirse tabi..

    İzmir Ekonomi Üniversite’ni tercih etmemin nedeni ise, bana daha geniş ve esnek imkanlar verebilecek, belediyeden yazılım projelerine kadar çeşitli projelerde parmağı olan, çevresi geniş sosyal bir üniversite olması.

    Ayrıca benim bu üniversitede doktora yapmamı gerçekten desteklediler ve bunun için gerekeni yaptılar. Bana okulun bilgi işlem sistemleri konusunda bir de ayrıca danışmanlık görevi verdiler.

    Ben de bu doktoraya başlamak için az uğraşmadım; bu yaştan sonra TOEFL ve GMAT sınavlarına girdim, kayıt işlemlerini ve belge bürokrasisini tamamlayabilmek için defalarca İzmir’e gittim geldim.

    Bakalım doktoramın bundan sonrası nasıl gelecek.. Neoklasik varsayımlara dayalı klasik ekonomi teorilerinin birçoğuna “sahte bilim ve yığma ezber bilgi” diyen asi bir öğrenciyle de uğraşmak kolay değil tabi ki..

    Önümüzdeki aylarda umduğum ortamı ve desteği bulabilirsem Türkiye’nin çeşitli üniversitelerinde sunumlar ve tartışmalar organize edecek bir “Ekonomi Felsefesi Topluluğu” kurmak istiyorum.

    Bu topluluğun öncelikli hedefi, klasik ekonominin ideolojik saplantılarını kırarak üretime bütüncül ve uzun vadeli bakacak, refah odaklı alternatif ekonomik modelleri tartışmak olacak.

    Bu konuda özellikle İzmirli takipçilerimin önerilerini ve katkılarını beklerim.

    Tunç Ali Kütükçüoğlu, Ekonomi ve Çevre

  3. Nejla Akyüz dedi ki:

    Merhaba,
    Kitap tavsiyeleriniz sayesinde kendimi farklı bakış açılarında buldum.Sizin gibi aydınlık kişiler bize güç veriyor.iyi ki varsınız .

  4. tuncaliku dedi ki:

    Güncelleme (2018 sonu): 2015’den beri çok şey oldu. 2015’te İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde başladığım doktorayı 2016 Eylül’ünde dondurdum. Dondurdum derken, bir daha devam etmemek üzere… Bunun birkaç nedeni vardı, ama en önemlisi, bu üniversitenin benimki gibi çok disiplinli bir doktora çalışmasının gerektirdiği biyoloji ve antropoloji gibi bölümlere ve bağlantılara sahip olmamasıydı.

    2016’da ailecek yaptığımız bir Korsika gezisinde Corte’deki Korsika Üniversite’sine de uğramıştım. Orada tesadüfen deniz biyolojisi, felsefe ve ekonomi bölümlerinden birkaç hocayla tanıştım, ve “acaba doktorama Korsika’da devam edebilir miyim“ diye kafamda bir soru belirdi. Bana düşündüğün doktora çalışmasının taslağını bir gönder, üzerinde konuşuruz dediler. Taslaklar gitti geldi, beğenmedikleri veya aşırı eleştirel buldukları yerleri epeyce kırptılar, en sonunda üçüncü taslakta “tamam, bu olabilir“ dediler. Böylece 2018 yılının Kasım ayında Korsika Üniversitesi’ndeki doktorama resmen başlamış oldum.

    Ekonomiden ekolojiye ve felsefe tarihine kadar birçok disiplini kapsayan doktoramın konusu özetle:
    a) Anaakım (neoklasik) iktisat öğretisi ekolojiyi neden gözardı eder? Bunun düşünce tarihi dahil nedenleri ve sonuçları
    b) Avrupa’nın üç ülkesinde lisans düzeyindeki ekonomi eğitiminde ekolojiye verilen yer nedir? Bu ülkelerden biri Türkiye olabilir.

    2015’ten 2018 yılına kadar ayrıca geçimimi sağlayabilmek için part-time (60%) tempoyla veri analisti ve yazılım mühendisi olarak çalıştım. Genelde optimizasyon ve suni zeka benzeri matematiksel yazılımlarla uğraşıyorum. En son, tren yolu şirketlerine ulaşım danışmanlığı yapan bir İsviçre şirketi için, önceden verilen kriterlere göre otomatik olarak turlar planlayan komple bir yazılım geliştirdim.

    Finans, ilaç/medikal, tarım-kimya, silah gibi doğaya ve insanlığa zararlı gördüğüm sektörler için çalışmayacağım CV’mde yazılı. Geriye matematiksel yazılımlarla ilgilenen çok da fazla sektör kalmıyor, bazen istediğim kadar esnek şartlarda yazılım projesi bulmak zor olabiliyor.

    Çalışma şartlarım oldukça serbest ve esnek olduğu için 2015’ten 2018’e kadar birçok ülkeyi gezme ve İspanyolca öğrenme fırsatı buldum; Korsika, Kostarika, Guatemala, Belize, İtalya, Hırvatistan, Avusturya…

    Şimdiye kadar beni en çok etkileyen yerler Kostarika’nın yağmur ormanları, Korsika’nın yeşil dağları ve Belize’nin mercan adaları oldu. Guatemala’daki Semuc Champey de içi mücevher gibi renkli balıklar (çoğu Orta Amerika cichlidleri) kaynayan teras göletleriyle gerçekten çok güzeldi. Artvin’in Kafkasör yaylası da muhteşem ormanlarıyla aklıma kazınan yerlerden birisi oldu.

    Bu arada küçük kızım Elif de büyüdü, 9.5 yaşına geldi. İsviçre’de ilkokula gidiyor, bu sene 4. sınıfta (bir sınıf atladı). Çift anadilli, Türkçe ve Almanya konuşuyor, ayrıca dersler aldığı için başlangıç düzeyinde İspanyolca ve İngilizce biliyor. Akordiyon ve piyano çalıyor, birkaç yıldır Wing-Chun (kızlar için daha uygun olduğu söylenen bir dövüş sporu) kurslarına gidiyor, bu sene tenise de başladı. Ancak İsviçre’nin büyük şirketlere uslu teknisyenler yetiştirmeyi hedefleyen betoncu/neoklasik eğitim felsefesinden pek memnun değilim; doğa bilgisi ve sevgisi, felsefe, edebiyat, müzik gibi konularda elimden geldiğince takviye yapmaya çalışıyorum. Neyse ki şimdilik beni biraz dinliyor, yaşı büyüdükçe dinlemeyebilir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s